Ana Sayfa
22 Ocak 2019 ( 1428 izlenme )
Reklamlar

GÜNDEM Kılıçdaroğlu çok sert: Bir sokak kabadayısının…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin aday tanıtım toplantısında konuştu. 


Kılıçdaroğlu konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik tehditine değindi.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Trump’ın attığı tweet… Türkiye’yi ekonomik olarak mahvederiz diyor. Bekledim ki en sert tepki iktidar kanadından gelsin. Ama gelmedi. Buradan açık ve net söylüyorum, bir sokak kabadayısının diliyle Türkiye’yi kimse tehdit edemez. Kimse şunu unutmasın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti egemen güçlerin lutfuyla kurulan bir devlet değildir. Sabaha kadar bekliyor, sabah olsa da Trump’ı arasam diye. Geldiğimiz noktayı görebiliyor musunuz.


AK Parti iktidarlarının Türkiye’yi yönettiği 16 yılda  162 milyar dolar oldu. Neden ses çıkaramıyorlar tefecilerin ellerinde olduğu için. Cumhuriyeti kuranların yaptığı ilk iş Osmanlı’dan kalan borçları sonuna kadar ödeyip dik durmaktı.” 

ERDOĞAN’A TANK PALET FABRİKASI TEPKİSİ


Kılıçdaroğlu, özelleştirilen tank palet fabrikasına da değindi. CHP lideri Kılıçdaroğlu şunları söyledi:


Her şeyi sattılar. Şimdi sıra askeri fabrikaları satmaya geldi. Sakarya’da 1975 yılında kurulan Tank Paket Fabrikası satılıyor. Özelleştirme adı altında peşkeş çekiliyor. Bu fabrikada Fırtına Obüsleri yapıldı. Bu fabrika yeniden kurulsa bedeli 20 milyar dolar. Şimdi bunu özelleştirip satıyorsunuz. Resmi Gazete’de yayınlandı, özelleştirilecek diye. Gelen tepkiler üzerine sarayda oturan kibir abidesi, ‘Yapılan iş özelleştirme de değildir, özelleştirme farklı şey. İşletme hakkının belli süre için BMC’ye devredilmesidir’ diyor. BMC kim iyi biliyorsunuz. Yalancıdan devlet adamı olmaz, millete hayır gelmez.

Benim imzam olsa Kılıçdaroğlu bunu uydurdu der ama kendi imzası var. Elimizde kararname var. Kararname olmasa yarın çark edecek. Sen kalkıyorsun Sakarya’da özelleştirme değil diyorsun. Yazdığına mı konuştuğuna mı inanalım. Yalan söylemek devleti yönetenler için ayıp değil midir?

Hiçbir devlet kendi askeri fabrikalarını yabancılara peşkeş çekmez. Askeri fabrika yahu. 20 milyar dolarlık askeri fabrika.” 

TANK PALET FABRİKASIYLA İLGİLİ 9 SORU


Kılıçdaroğlu, tank palet fakbirkasıyla ilgili de sorular yöneltti


Şimdi 9 soru soruyorum. Özelleştirme işlemleri için komisyon değer tespiti yapmış mıdır? Komisyon değer tespiti yaptıysa bu değer kaç lira? Fabrikanın özelleştirme işlemleri için ihale komisyonu oluşturuldu mu? İhale yapıldı mı, ne zaman ve nerede? hangi usule göre yapıldı? İhaleye kaç firma teklif verdi, verilen teklifler nelerdir? İhaleyi alan şirkete üretim ve satış garantisi verilmiş midir? Fabrikada çalışan askeri personel özelleştirmeden sonra çalışmaya devam edecek mi? Devam edeceklerse askerlerimiz ihaleyi alan Katar firmasının emrinde mi çalışacaktır. Tank palet yapacak BMC şirketinin yüzde 49.9’u Katarlılara kaça satıldı? Bu özelleştirmede bir ihale yapılmadıysa sebebi nedir?”

MANSUR YAVAŞ KONUŞTU

CHP ve İyi Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın 31 Mart’ta yapılacak yerel seçim için Ankara’dan aday gösterdiği Mansur Yavaş, tanıtım toplantısında konuştu.

Yavaş’ın kullanacağı slogan olarak “İzan, Nizam, İrfan” seçilirken, logonun “Mansur: Bereket ve Huzur” olması dikkat çekti.

Toplantıda konuşan CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, “Artık müsrifliğe dur demenin zamanı geldi. 

Ankaralıların aldıkları hizmet karşılığı ödedikleri paraları har vurup harman savuramayız. Harcamalarımızın hesabını vereceğiz” dedi. Yavaş, seçimi kazanması durumunda ilk icraatının makam aracı sayısını azaltmak olduğunu söyledi.

“BETONSEVERLER KAZANDI İNSANIMIZ KAYBETTİ”


Yavaş’ın açıklamaları şöyle:

“Bizler kavgaya, çatışmaya gelmiyoruz. Tam tersine kardeşliğimizi pekiştirmeye, Ankaramızı yaşanılır kılmaya, huzurlu ve sağlıklı bir kent haline getirmeye geliyoruz.


Seçimi kazandığımızda kendimizi asla zafer kazanmış olarak saymayacağız. Bu savaş değil ki, ne zaferi? Kime karşı zafer? Demokrasilerde kaybeden olmaz.

‘İşten çıkaracaklar’ diye mesajlar gidiyor işçilere. 2014 yılındaki seçimden sonra sadece bana destek oldukları için Ramazan’a bir gün kala işten çıkardılar. Ben kimsenin ekmeği ile oynamayacağım, bu Mansur Yavaş’ın sözü. Hizmeti ihtiyaç ve aciliyet sırasına göre dağıtacağız.


Betonseverler kazandı, insanımız kaybetti. Kendisi yüksek, ruhu olmayan binalarımız oldu. Sosyal hayatımız, vasıflarımız büyük darbeler aldı. Şehrimiz insanlara göre değil, araçlara göre planlandı.”

“GELECEK NESİLLERE EMANETİ SAĞLAM OLARAK TESLİM ETMEYİ GÖREV OLARAK KABUL EDECEĞİZ”

“Ankara’yı betona değil, yeşile boğacağız” diyen Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı:

“Belediyecilikte hepimizin bir zihniyet devrimine ihtiyacı var. Şehirlerin havası, suyu, yeşili, taşı toprağı, tarihi dokusu ve tüm canlıları, seçilen başkanın keyfince kullanacağı bir şekilde kendi mülkiyetine geçmiyor. Tüm bu değerler, gelecek nesillerin bizlere emaneti. Bunları korumayı, geliştirmeyi ve gelecek nesillere emaneti sağlam olarak teslim etmeyi görev olarak kabul edeceğiz. Bizler bilimle, ortak akılla ve çağdaş bir belediyecilik anlayışıyla kenti yönetmeye talibiz.

Öncelikle insanımıza temiz hava, musluktan içilebilir su, 24 saat ve konforlu bir ulaşım vaat ediyoruz. İnsanların güvenli bir şekilde kullanabileceği, toplamda en az 32 kilometrelik bisiklet yolunu şehrimize kazandıracağız.

Kamusal açık alanlarda internete ücretsiz ulaşım hakkını önemsiyoruz. Sosyal yardımlara devam edeceğiz. Bizler sağ elle verileni sol elden gizlemeyi emreden kültürden geliyoruz. Yardımları yaparken kameralarla gitmeyeceğiz, hiçbir ihtiyaç sahibini rencide ettirmeyeceğiz. Ayrıca, hem onların çocuklarının sağlığı ve eğitimi ile ilgilenip, hem de meslek sahibi olmalarını sağlayacağız.”

“ANKARAGÜCÜ’NÜN ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE MÜCADE ETMESİ, GENÇLERBİRLİĞİ’NİN SÜPER LİG’E DÖNMESİ İÇİN FEDAKARLIK YAPACAĞIZ”


Mansur Yavaş ayrıca şunları kaydetti:

“Çarpık kentleşmeye ve ranta dayalı imar uygulamalarına asla izin vermeyeceğiz. Yatay mimariyi özendirip, sağlıklı şehirler meydana getirmeyi planlıyoruz.

Bir yandan kentin ekonomik kalkınması ve işsizliğin azalması için gerekli bütün hamleleri yaparken, diğer yandan turizmde çeşitliliği artırmayı hedefliyoruz.

Ankara’mızın en önemli marka değerlerinden, yüzyılı devirmiş koca çınar Ankaragücü’müzün Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmesi ve Gençlerbirliği’nin de yeniden Süper Lig’e dönerek büyük zaferlere imza atması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız. Şahsen lisanslı bir amatör sporcu olarak, sporun tüm çeşitlerinin destekleneceği bir yapının kurulmasını sağlayacağız.

Ve buradan söz veriyoruz, belediyedeki görevimize başladığımızda ilk icraatımız makam araçlarını azaltmak ve şahsımınki de dahil olmak üzere, belediyeye ait bütün makam araçlarının çakarlarını sökmek olacaktır. Ankara halkı ile bütünleşeceğiz. Ayrıcalıklı davranmayacağız.”

“ARTIK MÜSRİFLİĞE DUR DEMENİN ZAMANI GELDİ”

Yavaş konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Artık müsrifliğe bir dur demenin zamanı geldi. Ankaralıların aldıkları hizmet karşılığı ödedikleri bu paraları har vurup harman savuramayız. Tüm harcamalarımızın hesabını vereceğiz.

Maalesef en büyük kutuplaşma Ankara’mızda. En zenginler ve en fakirler bir arada yaşıyor. Bu şehir birbirini görmeyen, birbirini tanımayan, ortak kentlilik bilinci ortadan kaldırılmış bir kent haline geldi.

Biz proje yarıştırmayacağız. Bizim planlı programlı, maliyeti hesaplanmış, sürdürülebilir onlarca projemiz var. Gerçek proje, halkın öncelikli ihtiyacı, kentin kazancı olan projelerdir.

Buradan taahhüt ediyorum, seçimi kazanınca, rakiplerin akılcı projeleri varsa, bunları da en az kendi projelerimiz kadar özenli bir şekilde hayata geçirmek için çalışacağız.”

“SOKAK HAYVANLARININ ÖZGÜRCE DOLAŞACAĞI BARINAKLAR KURACAĞIZ”

Mansur Yavaş Ankara’yla ilgi vaatlerini şu sözlerle sürdürdü:

“Sağlık yatırımlarını desteklerken ‘Akıllı Ankara Projesi’ ile de insanlarımızın hayatını kolaylaştırmayı, kadınlara, emeklilere, emeklilikte yaşa takılanlara, gençlere ve çocuklara, öğrencilere, engellilere, yaşlılara, esnafa, işsizlere ve yetimlerimize, huzurlu ve mutlu yaşayabilecekleri bir Ankara’yı vaat ediyoruz. Sokak hayvanlarının özgürce dolaşacağı ve hayvan severlerle buluşacağı barınaklar kuracağız.

Ankara’nın tertibe ve düzene ihtiyacı var. Coğrafi olarak İzmir ve İstanbul’da yaşanan trafiğin zorluğu anlaşılır da Ankara’nın sıkışıklığını anlamak mümkün değildir. Bunun tek nedeni, plansızlık ve yanlış tercihlerdir. Ulaşım planı insanlara göre değil, araçlara göre düzenlenmiştir. Ankara’da yerleşim, toplam arazinin yüzde 3’üne sıkışmış halde. Ankara’nın trafik sorunu da yerleşim sorunu da son 25 yıllık nizamsızlık ve plansızlığın bir sonucudur.”

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

8 Yaşındaki Öğrencilerin Öğretmenlerine Verdikleri Sırlar Yürekleri Sızlattı Hükümet et ithal ederken CHP'li belediye kendi etini piyasaya sürüyor Andrea Bocelli Ve Oğlunun Düetini Dinleyenlerin Tüyleri Diken Diken Oluyor Milyonluk Arabasını Toprağa Gömen Adamın Hikayesi ! Hayatımda Gördüğüm En Zekice ŞEY