Ana Sayfa
14 Şubat 2019 ( 8227 izlenme )
Reklamlar

Ozan Arif’in MHP’li Semih Yalçın’a cevabı ağır oldu: Seni viski şişesine oturtur ve o koca şeyini…

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ve halk ozanı Ozan Arif arasındaki tartışma git gide büyüyor. Yalçın’ın ‘Süpürge Bıyıklı Şarlatan’ sözlerine Ozan Arif’in cevabı çok ağır geldi… Ünlü Halk Ozanı Ozan Arif, 26 Kasım’da yazdığı bir şiirle ortalığı fena karıştırmış ve git gide alevlenen bir tartışmanın ateşini fitillemişti.İşte Ozan Arif’in ‘İHANET’ adı verdiği şiiri;

İHANET! Davamız Devlet gibi,Aynen “ebed müddettir…”Adı da “Milliyetçi,Ülkücü Harekettir…”MHP de o yüzden, Bizim için kıymettir…Üç Hilal de Başbuğ’dan,Bize kalan servettir…Ancak Başbuğ gidince,Gelenler resmen derttir…Hatta dertten öteye,Bize bir musibettir!..Musibetler yüzünden,Durumumuz afettir…Hele şu son iltihak(!)Adeta felakettir… Partimiz bir bay için,Parti değil şirkettir!Seçimde Tayyip Bey’e,Sunulan ziyafettir…Üç büyük şehirde yok,Bu nasıl garabettir?Dün sana it diyene,Ne derin muhabbettir?..Öyle pis kokuyor ki,Bu nasıl necasettir?..Bu ya çirkin bir dosya,Ya da bir pis kasettir!..Ağızlarda bir beka, Sanki dersin ciklettir!Beka-meka diyerek,Kandırılan millettir!..Bu varya bu tamamen,Siyasi bir cinnettir…Bu resmen MHP’yi,Bitirmeye niyettir…Bu gidişe dur de dur…Bu isyana davettir…Bu yılandan kurtulmak,Artık mecburiyettir…Ben Arif’im çok açık,İfadem gayet nettir…Kahpeye biat etmek,Davaya ihanettir…MHP’Lİ İSİMDEN YANIT GECİKMEDİ:Ozan Arif’in bu şiiri üzerine MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’da 7 Aralık tarihinde bir açıklama yayınladı.

Yalçın yaptığı açıklamada Ozanı Ozan Arif’e çok sert ifadeler kullandı ve ‘Milliyetçi hareketin geçmişini iyi bildiği bir ozan taslağı, uzun bir süredir Ülkücülerin katilleriyle birlikte saf tutmuş, çapsızlığını ve ciğersizliğini gizlemek için MHP aleyhtarlığını kendine kamuflaj vasıtası haline getirmiştir. Pusulalarını, istikametlerini şaşıranların sazcısı unvanını hak eden bu aşık müsveddesi; aslında âşıklık geleneğinin yüz karası, Ülkücü camianın da yarım asırlık tufeylisidir. Sülük gibi yıllarca Ülkücü Hareketin sırtına yapışan, Ülkücülerin duygularını sömürerek geçimini sağlayan bu sazcı;MHP ve Ülkü Ocakları’nın etkinliklerinde para karşılığı yer alan, para verilmediği zaman etkinliklere katılmayan bir yüzsüzdür.’ dedi.OZAN ARİF ‘SÜPÜRGE BIYIKLI ŞARLATAN’ SÖZLERİNE CEVAP VERDİ: Halk ozanı Ozan Arif, MHP’li Yalçın’ın açıklamalarına karşın yeni bir açıklama yaptı.MHP Lideri Devlet Bahçeli ve MHP’li Semih Yalçın hakkında çok ağır sözler söyleyen Arif’in yazısı şu şekilde OŞTTT! :Sevgili gönüldaşlarım böyle bir kelimeyi yazıma başlık yaptığım için hepinizden özür dilerim.Bu sayfayı takip edenler bilir ki zaman zaman günde iki yazı veya destan paylaştığım bu sayfada 10-15 gündür bir paylaşım yapmadım…Yapmadım çünkü rahatsızım.Rahatsızım derken son aldığım üç seanslık kemoterapinin ikliminden henüz çıkmış sayılmam.Bu sefer beni çok hırpaladı.İşte tam böyle bir haletiruhiye içinde ike bu gün öğleden sonra beni oğlum Mehmet Alp aradı!

– Baba son bir hafta-on gündür sen MHP ve yöneticileri için bir yazı yazdın mı?- Oğlum benim MHP ile ilgili olumsuz tek satır yazmayacağımı sen bilirsin…Yönetenleriyle ilgili ne yazdıysam zaten sayfada hala paylaşımda… En son Rahmetli Osman Bölükbaşının bir sözünü paylaşmıştım dedim.Ve merak ettim tabi “neden sordun oğlum?” dedim.

– Devlet Bahçeli’nin baş yardımcısı Semih Yalçın sana hakaret dolu bir yazı yazmış, sosyal medyada dolaşıyor onun için sordum, ve sakın canını sıkma millet zaten ağzının payını veriyor dedi…

Telefonu kapattıktan sonra düşündüm!Hani bir laf vardır ya!“Taş atmadım, değnek sallamadım acaba bu zağar neden havlıyor?..”diye…Yazıyı okuyunca anladım ki derdi kendi ile ilgili değil!Derdi itliğini yaptığı ile ilgili.Beşer olarak yaratılmış biri için itlik kötüdür.Hele hele beşer olarak ite itlik yapmak daha da kötüdür…Allah kimseyi ite itlik yapanlardan eylemesin.Neyse yazıya gelecek olursak;Esasında yazı olarak nerede hangi gazetede yazılmış,yayımlanmış bilmiyorum.Ama belli ki bir televizyon kanalı tarafından da ekrandan tıpkı bir hınzır idrarı gibi akıtılmış!..“Süpürge bıyıklı aşık müsveddeliğimden” başlamış aklı sıra ne kadar ve ne çeşit küfür biliyorsa hepsini sıralamış.Halbuki kendide şunu çok iyi bilir!

İş hakarete kalırsa ben adamı iki kelimede o her gün sabahtan başlayarak akşama kadar bitirdiği viski şişelerine oturturum o koca kıçını o şişelerden kurtarmak için genel cerrahlara ihtiyaç duyar.Sonra adına havladığı zatla beraber kendi koltuklarını kurtarmak için devletlülerin kıç kılı bile değil “anüs tüyü” haline gelmiş zavallıların Ozan Arif’in bıyığını beğenmemeleri gayet normal!Neyse uzatmayalım yazıyı sizinle illa da paylaşmak istememin diğer sebebi de şu;Yazıyı okuyun ve bir ömür verdiğimiz o canım yuvamızın, o MHP’nin kimlerin eline kaldığını görün diye paylaşıyorum.Sonra böyle bir muhteşem(!!!) yazıyı düşündüm de, yazsa yazsa ancak Semih yalçın gibi onun bunun zorlamasıyla profesör olmuş, akademisyen bozuntusundan başkası da yazamaz…

Yani kaçırmayın istedim.Benden paylaşmak.Kararı hatta cevabı bile siz verin istedim.Cevabı siz verin istedim çünkü; Beni tanıyanlar şunu çok iyi bilirler,Ben sahipleri var iken, köpekleriyle asla uğraşmam.Sadece “Oşt…” diyorum geçiyorum o kadar.
Not;Ha şu en sıradan halk ağzı bir kelime kullansam bana yakıştıramayan, bana edep öğretmenliği yapan arkadaşlarımız da iyi okusunlar.B—ka bok demem veya puşta puşt demem için illa profesör mü olmak lazım acaba? OZAN ARİF’E TEPKİLER BÜYÜYORÖte yandan sosyal medyada da Ozan Arif’ tepkilerde git gide artmaya başladı.Kullanıcılar “OzanlarınYüzkarası İzansızArif” başlığıyla açtıkları tag’da Ozan Arif’e tepkilerini dile getirdi.

Ozan Arif Giresun`un Alucra ilçesine bağlı şimdiki ismi ile Yükselen eski adı ile Hapu köyünde 10 Haziran 1949`da doğdu. Babası yörenin sevilen simalarından rahmetli Muharrem Çavuşun (Muharrem Şirin) oğlu Mehmet Bey, annesi Fatma hanım da, yine komşu köy Demirözü`nden aynı şekilde sevilen rahmetli Gençağa Eşkünoğlu`nun kızıdır. Babasının memuriyeti dolayısıyla, ilk ve ortaokulu Samsun`da bitirdikten sonra, hayli kalabalık olan ailesine kısa zamanda maddi yardım yapabilmek düşüncesiyle öğretmen okuluna başladı.

Derken, 12 Eylül 1980 olaylarıyla birlikte, inanan, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, memleketin, milletin bekasını düşünen bir çok vatansever insan gibi yanlış değerlendirilmekten çok büyük bir üzüntü duyan Ozan Arif, ailesini, çocuğunu ve hepsinden önemlisi, öz vatanı Türkiye`yi geride bırakarak, 24 Eylül 1980 tarihinde Almanya`ya gitti. Onbir yıllık acı bir ayrılıktan sonra, 5 Kasım 1991`de nihayet memleketine ve vatanına geri dönmesi nasip oldu. Bu süre zarfında, dünyada nerede bir müslüman Türk insanı varsa onu gidip bularak, milli heyecanın filizlenmesine yardımcı olmuş ve önemli görevler almıştır. Daha çocuk yaşlarda iken Kerem ile Aslı`yı, Leyla`ile Mecnun`u, Karacaoğlan`ı, Köroğlu`nu, Dadaloğlunu, Yunus`u ve daha nicelerini okuyarak aşk cönklerini ezberleyen Ozan Arif, Karadeniz`de, yaşadığı yörede hayli yaygın olan irticalen Türkü söyleme sanatı sayesinde çok meşhur oldu. Hatta eskiden destan satıcılarının Ozan Arif`e destanlar yazdırıp, daha sonra bunları bastırarak dağıtmaları sebebiyle, yörede ismi çok duyulan bir aşık olmuştur.

İlk olarak ortaokul ikinci sınıfta sesine aşık olduğu bağlama ile tanışan ve hayli dar olan aile bütçesinden biriktirdiği harçlıklarla, 1964`te İstanbul`da bulunan Şemsi Yasıtman saz evinden 15 liraya aldığı bir bağlama ile ses ve saz dünyasının içine giren Ozan Arif, uzunca zamandır gönül dostlarına seslenmektedir.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Eren Erdem: Savcı cezaevinde partimi satmamı istedi, partimi de namusumu da satmam ATATÜRK'ÜN YAVERİNDEN BİR ANI KESİNLİKLE OKUYUN VE PAYLAŞIN!.... Şu çocuğa bak biraz.. Sonra gidip uyuyan evladının saçlarını okşa Kasada Kartının Çalışmadığını Görünce Üç Çocuk Annesi Kadın Mahçup Oldu – Kasiyerin Yaptığı Karşısında Gözyaşlarını Tutamadı